SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ


Sigorta davalarında zamanaşımı konusu uygulamada bir çok konuda kafa karışıklığı yaratmakta ve süreler bakımından hak kaybı oluşmasına neden olabilmektedir. Bu kapsamda aşağıda belli bir sistematik çerçevesinde zamanaşımı ile ilgili kanun maddelerinden faydalanarak gerekli açıklamalar yapılmaya çalışılmıştır.

I- TRAFİK SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI

Trafik kazaları uzun vadede de sonuçları görülebilen bir kaza türüdür. Kaza sonucunda hemen ortaya çıkmayan ancak zamanla etkisini gösteren yoksunluklar da kazanın sonucu olarak kabul edilebilmektedir. Trafik kazalarında kazaya karışan her iki taraf içinde yargı yolu açıktır. Mahkemeye intikal ettiğinde ise kazanın niteliği ve sonuçları bakımından farklı zamanaşımları uygulanabilmektedir.

Yasa’da  “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olarak geçen kısaca “Trafik Sigortası”na başvurularda ve açılacak davalarda zamanaşımı süreleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesinde olduğu gibidir. Madde hükmü, Sigorta Genel Şartları’nda da yinelenmiştir. Bu konuyla ilgili detaylı açıklamalar aşağıda yapılmıştır.

1- Yasa hükmü
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Ortak Hükümler” başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan 109. Maddesinin 3.fıkrasında“Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır” denilerek sorumlular nezdinde zamanaşımının kesilmesinin bir fark yaratmadığı belirtilmiş, sigortacı ve işleten hakkında zamanaşımı uygulanmasında birbirlerinden bağımsız olmadıkları vurgulanmıştır. Yasanın 88. maddesinde ”dayanışmalı sorumlular” arasında bir ayrım yapılmamış olmasına; 91.maddeye göre sigortacının, işletenlerin 85.maddedeki sorumluluklarını belli bir miktara kadar üstlenmiş bulunmasına; 85.maddenin son fıkrasındaki işletenin, “sürücü ve yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı” hükmünün, dayanışmalı sorumluluk gereği sigortacı yönünden de geçerli olmasına göre, işleten hakkında uygulanan zamanaşımı sürelerinin sigortacıya da uygulanması yasal bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenledir ki, ölüm ve yaralanmalı kazalarda ceza zamanaşımının uzamış olması yanlızca tazminat yükümlüsü bakımndan değil sigortacı için de uygulama alanı bulacaktır. Bu konuda uygulamada bir kafa karışıklığı yaşanmakta olup sigortacının uzamış ceza zamanaşımından sorumlu olmadığına dair fikirler gerçek dışıdır.

2- Sigorta Genel Şartları
Yasa hükümlerine koşut olarak, 1.3.1992 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları C.8 (eski 17/2) maddesinde çok açık biçimde “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir” denilerek bu iddiaların gerçek dışı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu konuda sigortacıların ve vekillerinin asılsız iddiaları endişe yaratmaktadır ve önlem alınması gerekmektedir.

Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları C.8 (eski Genel Şartlar 17) maddesi hükmü, aynen 2918 sayılı KTK’nun 109.maddesini yinelemekte olup şöyledir:
“Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Diğer hususlarda genel hükümler uygulanır.”

3- Sigortacıya uygulanacak zamanaşımı süreleri
Trafik Sigortası Genel Şartları C.8 maddesi 2.fıkrasında (KTK’nun 109.maddesi 2.fıkrasına ve BK’nun 60/2.maddesine koşut olarak) ölüm ve yaralanmalarda sigortacının sorumluluğu yönünden uzamış (ceza) zamanaşımı sürelerinin uygulanacağı hükmü yer almıştır.
Uzamış (ceza) zamanaşımı süreleri eski 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 455-459.maddelerindeki eylemler nedeniyle 102.maddeye göre, bir ölü veya bir yaralı varsa (5) yıl, birden fazla ölü ile bir ölü ve bir veya birden fazla yaralı varsa (10) yıl iken, 5237 sayılı yeni Türk Ceza Yasası’nın yürürlüğe 01.06.2005 tarihinde girmesinden sonra Yasa’nın 66’ncı maddesine göre, bir veya birden fazla ölü varsa (15) yıl, bir veya birden fazla yaralı varsa (8) yıl olmuştur. Ölümlerin yanı sıra aynı olayda yaralılar da varsa, cezanın tekliği nedeniyle, yaralılara da (15) yıllık zamanaşımı uygulanacaktır.

4- Dönme (rücu) davalarında süre
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı dönme hakları KTK.109.maddesi 4.fıkrasına göre, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

II- İSTEĞE BAĞLI SİGORTADA ZAMANAŞIMI

2918 sayılı Yasa’nın 100.maddesine göre, motorlu araç işleten “isteğe bağlı” sorumluluk sigortası yaptırmışsa, sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin Yasa’nın 95 inci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109 uncu maddesi isteğe bağlı (ihtiyari) mali sorumluluk sigortasını yapan sigortacı hakkında da uygulanır. Buna göre, Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nda olduğu gibi, zamanaşımı süreleri, bir veya birden fazla ölü varsa (15) yıl, bir veya birden fazla yaralı varsa (8) yıl, ölümlerin yanı sıra aynı olayda yaralılar da varsa, cezanın tekliği nedeniyle, hem ölümler ve hem de yaralılar için (15) yıldır.

III-TAŞIMA SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI

Yasa ve Yönetmelikteki adıyla “Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası”nda zamanaşımına ilişkin düzenlemeler şöyledir:

1- Yasa hükmü:
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun “Tazminat ve Sigorta” başlıklı üçüncü kısım ikinci bölümünde yer alan “zamanaşımı”na ilişkin 24. maddesine göre:
“Bu Kanuna göre yapılan sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zarara neden olan olay tarihinden itibaren on yıl sonra zamanaşımına uğrar.”
“Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğmakta ve Türk Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmekte ise tazminat davasında bu ceza zamanaşımı uygulanır.”

2- Sigorta Genel Şartları
Zorunlu Karayolu Taşıma Sigortası Genel Şartları’nın “zamanaşımı” ile ilgili C-7 maddesi, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 24.maddesindeki gibidir. Buna göre:
“Sigorta sözleşmesinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülerini öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde zarara neden olay tarihinden itibaren on yıl sonra zaman aşımına girer.”
“Dava, cezayı gerektiren bir fiilden oluşmuşsa ve Türk Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmekte ise tazminat davasında bu zaman aşımı dikkate alınır.”

3- Zamanaşımı süreleri
Yasadaki ve Genel Şartlardaki bu açıklamalara göre, zamanaşımı süreleri, yalnız maddi zarar ve tedavi giderleri yönünden, öğrenme gününden başlayarak (2) yıl ve her halde (10) yıl; ölüm ve bedensel zararlarda 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 66’ncı maddesine göre, bir veya birden fazla ölü varsa (15) yıl, bir veya birden fazla yaralı varsa (8) yıl, ölümlerin yanı sıra aynı olayda yaralılar da varsa, cezanın tekliği nedeniyle, hem ölümler ve hem de yaralanmalar için (15) yıldır.

4- Zamanaşımını kesen nedenler
4925 sayılı Yasa’nın 24. maddesi 3. fıkrasında ve Genel Şartlar C-7 maddesi 3. fıkrasında, zamanaşımının uygulanması yönünden dayanışmalı sorumlular arasında ayrım yapılmamış; “Sorumlu kişi hakkındaki zamanaşımını kesen sebepler, sigorta şirketi hakkında da uygulanır. Sigorta şirketi hakkında zamanaşımını kesen sebepler sorumlu kişi hakkında da uygulanır” denilmiştir.

5- Dönme (rücu) davalarında süre
4925 sayılı Yasa’nın 24. maddesi 4. fıkrasında ve Genel Şartlar C-7 maddesi 4. fıkrasına göre: “Bu sigortada, tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zaman aşımına uğrar.”

IV- KOLTUK SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 34.maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 64.maddesindeki adıyla “Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası”na uygulanacak zamanaşımı süreleri şöyledir:

1- Zamanaşımı süreleri
Koltuk Sigortası Genel Şartları’nın “zamanaşımı” ile ilgili C-7 maddesi, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 24.maddesindeki gibidir. Buna göre:
Sigorta sözleşmesinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülerini öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde zarara neden olay tarihinden itibaren on yıl sonra zaman aşımına girer.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden oluşmuşsa ve Türk Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmekte ise tazminat davasında bu zaman aşımı dikkate alınır.”
Yasadaki ve Genel Şartlardaki bu açıklamalara göre, zamanaşımı süreleri, yalnız maddi zarar ve tedavi giderleri yönünden, öğrenme gününden başlayarak (2) yıl ve her halde (10) yıl; ölüm ve bedensel zararlarda 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 66’ncı maddesindeki sürelere göre, bir veya birden fazla ölü varsa (15) yıl, bir veya birden fazla yaralı varsa (8) yıl, ölümlerin yanı sıra aynı olayda yaralılar da varsa, cezanın tekliği nedeniyle, hem ölümler ve hem de yaralanmalar için (15) yıldır.

2- Zamanaşımını kesen nedenler
4925 sayılı Yasa’nın 24. maddesi 3. fıkrasında ve Genel Şartlar C-7 maddesi 3. fıkrasında, zamanaşımının uygulanması yönünden dayanışmalı sorumlular arasında ayrım yapılmamış;

“Sorumlu kişi hakkındaki zamanaşımını kesen sebepler, sigorta şirketi hakkında da uygulanır. Sigorta şirketi hakkında zamanaşımını kesen sebepler sorumlu kişi hakkında da uygulanır” denilmiştir.

3- Dönme (rücu) davalarında süre
Bu konuda, 4925 sayılı Yasa’nın 24. maddesi 4. fıkrasında ve Genel Şartlar C-7 maddesi 4. fıkrasında :“Bu sigortada, tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zaman aşımına uğrar” denilmiştir.

V- ÖZEL SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI

Kasko sigortası, Ferdi Kaza Sigortası ve bütün özel sigortalarda zamanaşımı süresi:
1- 6762 saylı TTK.1268. maddesine göre. “Sigorta sözleşmelerinden doğan bütün hak istekleri ile gereksiz yere ödenmiş bulunan prim veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları iki yılda zamanaşımına uğrar.”

2- 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 1420.maddesine göre:
a) “Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.”

  1. b) 1482.maddesine göre:
    “Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar.”

Comments are disabled.